Türkiye’de göç ve türk sinemasına yansıması
TÜRKİYE’DE GÖÇ VE TÜRK SİNEMASINA YANSIMALARI: 1960-2009
ÖZET
Türkiye’de iç göç …

Beyin araştırmaları ile evrim teorisi alanlarının kesiştiği araştırmalar arasında en ilginçlerinden biri, geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bu araştırmaya göre Moskova’nın ağır ve çetrefilli hayat koşulları, bu şehirde yaşayan sokak köpeklerinde, “kurt” davranışlarına benzer davranışlar göstermeye iten evrimsel bir sürece yol açmaya devam ediyor. Bu köpeklerin zeka seviyelerinin artmakta olduğu ve hatta beyinlerinin Moskova’nın karmaşık metro sisteminde yollarını kolayca bulabilecek bir yetenek kazandığı belirtiliyor.
Sokak köpeklerinin çokluğu, çok eski zamanlardan beri Moskova sokaklarında alışıldık bir görüntü olmuş. Günümüzde de şehirde her 300 Moskovalı’ya karşılık olarak bir sokak köpeği yaşıyor.
Bu çocukları kesinlikle izlemelisiniz. Şimdiye kadar izlediğim en güzel sokak dansımı diyim bunun adını izledikten sonra siz koyun.Yamakasi desek daha yerinde olabilir sanırım.Yaptıkları hareketler çok akıcı ve uyumlu bu yüzden izkerken büyüsüne kapılıyorsunuz.İzledikten sonra gaza gelip dışarda denemeyin sakıncalı sonuçlar doğurabilir=)
“EMPERYALİZM MAHVOLACAK” DEMİŞTİ
Atatürk, yalnız 1920’lerde değil, 1930’lu yıllarda da “Emperyalizm mahv ve nabut olacak” diyordu.
O “mahvolacak, yok olacak emperyalizm” kimdir? ABD’dir ve Avrupa’dır; yani Batı’dır. Natotürkçülerimiz, Atatürkçülüğü Batı’ya yönelmek, Batı uygarlığıyla bütünleşmek olarak tanımlarlar. Natotürkçülük, Batı emperyalizminin eseri olmaktır.
Kemalist Devrim ise, halkçı ve aydınlanmış bir toplum kurma eylemi idi. O çağdaş toplum hedefine ulaşmanın ilk şartı, emperyalizmden bağımsız olmaktı.
O nedenle Atatürk’ün “emperyalizm mahvolacak” öngörüsü, dünyanın gidişi hakkında bir saptamada bulunmanın ötesinde, Kemalist Devrim’in geleceğinin güvence altında olduğu anlamını da içeriyordu.
“GÜNEŞ NASIL YARIN DOĞU’DAN DOĞACAKSA”
Büyük Devrimci Önder, emperyalizm yıkılırken, yükselen gücü de saptamıştı. 1936 yılında, mazlum milletlerin emperyalizme karşı zaferini ve refaha ilerleyişini, “güneşin yarın doğudan doğması” gibi kesin görüyordu. 21. Yüzyıl dünyasında, güneş doğudan doğmaktadır.
Vladimir İlyiç Ulyanov “22 Nisan 1870, Simbirsk – ö. 21 Ocak 1924″, Moskova, Rus sosyalist politikacı, Ekim Devrimi’nin lideri ve Sovyetler Birliği Komünist Partisinin ilk başkanıdır O Sovyetler Birliğinin yaratıcısı, o sınıf ayrımını ortadan kaldıran kişi, o Marks’ın düşüncelerini somut hala getiren sosyalizmin babasıdır. 1917 Sovyetler devrimi basit bir devrim değildir.
O daha ” köklü ” bir dönüşümü hedef almıştır. Rusya’da iktisadi ve sosyal temelleri de değiştirmiştir. Bu niteliği ile yeni bir uygarlık yaratmıştır. Rus halkı onun sayesinde özgürlüklerine kavuştu. Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm’inde kurucusudur. Leninizm, Marksizm’in çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizm’in yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizm’in devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır.