Türkiye’de göç ve türk sinemasına yansıması
TÜRKİYE’DE GÖÇ VE TÜRK SİNEMASINA YANSIMALARI: 1960-2009
ÖZET
Türkiye’de iç göç …

İktidarın yeniden üretiminde ideolojik bir araç olarak siyasal reklamcılık
“İletişim ilişkileri, taraflar arasındaki bilgilendirme alanını değiştirdikleri için iktidar etkileri yaratırlar”M.Foucault (2005: 71)
ÖZET
Her devirde iktidarın özne ile kurduğu iletişim şekli, onun gücünün meşruiyetini ve devamlılığını sağlamaya yarayan bir özellik taşımaktadır. Kitleleri ikna ya dayalı bu iletişim şekli öncelikle propaganda olarak adlandırılırken, kitle iletişim araçları ve uygulamalarının giderek yaygınlık kazanmasıyla birlikte siyasal reklamcılığa dönüşmüştür. Siyasal reklamcılık bir ikna stratejisi olarak hem propagandanın tarihsel deneyiminden faydalanmakta hem de reklamın tüketiciler nezdinde elde ettiği başarıları ve yöntemleri kullanmaktadır. Siyasal reklamcılık günümüzde özellikle de seçim dönemlerinde giderek yaygınlaşırken, siyasi çıkar odaklarının uygulamalarının haklılaştırılmasında ve meşrulaştırılmasında ideolojik bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu çalışma, yaygın yaklaşımların aksine siyasal reklamcılığa eleştirel bir bakış açısıyla bakmayı amaçlamaktadır. Metin, siyasal reklamların ideolojik bir araç olduğu ve bu ideolojik araçsallığı sebebiyle iktidarın yeniden üretiminde etkin rol aldığı savına dayanmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Siyasal Reklamcılık, Propaganda, İktidar, İdeoloji, Yeniden Üretim

Bulanık uzman sistem yaklaşımı ile yeşil kart başvuru değerlendirme sistemi
Özet: Bu çalışmada yeşil kart başvurularının değerlendirilmesinde kullanılan iki katmanlı bir uzman sistem geliştirilmiş ve Erzincan İl İdare Kuruluna karar destek sistemi olarak tavsiye edilmiştir. Uzmanlarca hazırlanmış 973 kurala göre değerlendirme yapan uzman sistemin, insan kaynaklı hata ve kötüye kullanımların önlenmesinde önemli derecede rol oynayacağı düşünülmektedir. Sistemin testinden elde edilen sonuçlar göstermektedir ki geliştirilen uzman sistemin elde ettiği değerlendirme sonuçları 5 farklı uzmanın görüşüyle %98,6 oranında örtüşmektedir.
Anahtar Kelimeler: Uzman Sistemler, e-Devlet, Yeşil Kart

Yalnızlık olgusu ve sanal sohbetin yalnızlığın paylaşımına etkisi: üniversite öğrencileri üzerinde bir araştırma
Özet: Internet’te çok fazla zaman geçirilmesinin insanları yalnızlığa sürüklediği, bireyleri ait olduğu sosyal çevreden koparttığı, akrabalık ve arkadaşlık ilişkilerini zayıflattığı, gerçek yaşamda kendini ifade edemeyen bireylerin sanalda daha rahat hareket ettiği gibi konular sürekli tartışılmaktadır. Bu tartışmalara katkıda bulunmak amacıyla, Erzurum, Erzincan ve Ankara illerindeki üniversitelerde öğrenim gören 717 ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenci üzerinde yapılan bir araştırmada sanal sohbetin yalnızlık ile ilişkisi araştırılmış ve elde edilen sonuçlar analiz edilip yorumlanmıştır. İlaveten, sanal sohbet ortamlarına katılım, sanal sohbet ortamlarını kullanmayı etkileyen etkenler, sanal sohbet ortamlarının olumlu ve olumsuz etkileri ve bu ortamda kurulan arkadaşlıkları ele alınmıştır. Literatürde hem internet kullanımının bireyleri yalnızlığa sevk ettiği hem de yalnız hissetmenin Internet’e yönelttiği şeklindeki sonuçların kendilerini de destekler nitelikte sonuçlara ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: İnternet Arkadaşlığı, Sanal Sohbet, Yalnızlık

Müze Nedir?
Kültürel ya da tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlere müze adı verilir. Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmış tarihî eserlerin gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına olanak sağlar.
Ayrıca müzeler, toplumu aydınlatmak amacıyla insan soyunun gelişimi, doğa olaylarının oluşumu ve teknolojinin geçirdiği değişim gibi konularda araştırmalar yapan bilimsel merkezlerdir.
Müzelerin Amacı?
Müzeler, tarihin eski dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü hem de geleceği aydınlatmak amacını taşıyan kurumlardır.
Müzelerde bulunan nesnelerin anlam ve önemi müze içinde ve dışında yazılı ve sözlü olarak, ayrıca rehber eşliğinde yapılan gezilerle açıklanır. Böylece, ziyaretçilerin müzede yer alan eserler hakkında ayrıntılı bilgi edinmeleri sağlanır. Sergiledikleri geçmişe ait eserlerle, ülkelerin ulusal değerlerinin oluşmasına önemli katkılarda bulunan müzeler, aynı zamanda etkin katılım ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan eğitim kurumlarıdır.
Müze Çeşitleri Nelerdir?

En eski deniz feneri, İ.Ö. 7. yüzyılda Sigeon’da, bugünkü adıyla, Kumkale’de (Çanakkale) yapılmıştır. İstanbul Boğazı’nın Trakya yakasındaki Timée ve karşı kıyısındaki Chrysopolis (Üsküdar) fenerleri İ.Ö. 2. Yüzyılda yapılmıştır.
Dünyanın antik çağdaki yedi harikasından biri olan[ İskenderiye Feneri İ.Ö. 280 yılında Knidos’lu Sostrates tarafından Pharos adası üzerine inşa edilmiştir. Yüksekliği 135 metre olan bu fenerin şöhreti ve yüksekliği bu güne kadar aşılamamıştır. 14. yüzyılda meydana gelen bir depremde yıkılmıştır.

THY pilot adayları arıyor… Türk hava yolları pilot yetiştirmek için aday aradığını açıkladı. Kendine güvenen varsa buyurun başvurun yalnız adaylık başvurusu için baya bir ön gereksinim var. THY bu uygulama pilot yetiştirecek. Her geçen gün büyüyen THY filosu pilot gereksinim ihtiyacı duyuyor. Eh şans kapınızı çaldı pilot olmaya meraklı adaylar başvuru kriterlerini inceleyip başvurularınızı yapınız. Adaylara bol şanslar.
İşte Ön koşullar;

Ondalık kesirler ile ilgili aradığınızı bulabilmeğiniz güzel bir bilgi. Ödevlerinize yardımcı olabilir.
A. TANIMLAR
a bir tam sayı ve n bir sayma sayısı ise biçimindeki rasyonel sayılara ondalıklı kesir denir.
Burada a ya tam kısmı, bcd ye de kesir kısmı denir.
Her doğal sayının ondalık kesir kısmı sıfırdır.
5,0; 175,0; 1453,0

Barut güherçile, kükürt ve kömür tozundan meydana gelmiş patlayıcı bir maddedir. Ateşli silahlarla mermiyi atmak için kullanılır. Çok kez, “kara barut” adıyla anılır. Barutun çok eski bir tarihi vardır. M.Ö. 1000 yıllarında, Çinliler, ateşi bir savaş silahı olarak kullanırlardı. Gerek Doğu’da, gerekse Batı’da, alev ve ateşten savaşlarda da yararlanılıyordu. Özellikle Çin ordusunda, dehşet saçan savaş arabaları vardı ki, bunların görevi çömlek ve güllelerin içindeki ateşi düşman ordusuna atmaktı.
Batılıların, ateşli silahları Doğululardan öğrendikleri sanılıyor. Ancak, tarihçi Home-ros’un (M.Ö. IX. yüzyıl) eserlerinde, ateşli silahlar üzerinde herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır. Peloppones Savaşları’nda (M.O. 428-424) içlerinde kömür, kükürt ve zift gibi yanıcı maddeler bulunan toprak kapların mancınıklarla atıldığı biliniyor. Ne var ki, bu yoldan çıkarılan yangınlar, üzerine toprak atmakla kolaylıkla söndürülebiliyor, büyük bir zarara yol açması önleniyordu.

Asit yağmuru esas olarak sanayi tesislerinden, konutların ısıtılmasından ve otomobillerden kaynaklanan; sülfür ve azot oksitleri içeren su buharı emisyonlarının yol açtığı asit çökelmesidir. Endüstriyel faaliyetler, konutlarda ısınma amaçlı olarak kullanılan fosil kökenli yakıtlar, motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları ve fosil yakıtlara dayalı olarak enerji üreten termik santraller faaliyetleri sonucu havayı kirletmekte, kükürtdioksit, azotoksit, partikül madde ve hidrokarbon yaymaktadır. 2 ile 7 gün arasında havada asılı kalabilen bu kirleticiler atmosferde çeşitli kimyasal reaksiyonlara uğrayarak zamanla çok uzaklara taşınabilmektedir.
Bu kirleticiler, atmosferdeki su partikülleri ve diğer bilişenlerle tepkimeye girerek sülfüroz asit (HSO), sülfürik asit (H2SO4) ve nitrik asit (HNO3) oluşumuna neden olmaktadır. Hiçbir yabancı maddeyle kirletilmemiş bir atmosferde bile yağmursuyu hafif asidik karakterdir ve PH derecesi 5,6 civarındadır. Çeşitli yanma olayları sonucu havaya karışan SO2, SO3, NOx gibi gazlar atmosferde asit oluşumuna neden olmakta ve bunların yeryüzüne ulaşması ile asit Yağmurları oluşturmaktadır. Bunların yeryüzüne dönüşleri kuru ve yaş asit Depolanması sonucu oluşur.
Hicrî Takvim, Peygamber Hz. Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve Ay’ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan takvim sistemi. Hicri Takvim; Hicri Şemsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır.
Hz. Muhammed (S.A.V ) ve beraberindekiler, Safer ayının 27. günü Ebubekir ile birlikte Medine’ye hicret etmek üzere Mekke’den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası’nda kalmış, 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine’ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel / 20 Eylül 622 Pazartesi günü Kuba köyüne gelmiş, burada Kuba Mescidi’ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine’ye doğru hareket etmişlerdir.
Hz. Ömer zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu yıl Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Kameri takvimin ilk ayı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem’in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicri Kameri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Uygulamada Hicri Takvim olarak bu bilinmektedir. İslam ülkelerinde kullanılan Hicri takvim Hz. Muhammed (S.A.V )’in M.S. 622′de Mekke’den Medine’ye hicretiyle başlar.