Skins Dizisi
Bu ara sık dizi izler biri olarak skins’i size tavsiye …
Okuduğum bir haberde İsrail yaz aylarında İran’a saldırmak için bahaneler aradığı ortaya çıktı. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İsrail’in, bahar ya da yaz aylarında ülkesine saldırmayı planladığını iddia ediyor.
İran Cumhurbaşkanı, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, “Böyle bir saldırıya vereceğimiz karşılık ve bölge ülkelerinin tepkisi İsrail’i bitirecek” ifadesini kullandı.
Ahmedinejad’ın iddialarına Moskova ziyareti sırasında yanıt veren İsrail Başbakan Benyamin Netanyahu ise, İran’a yönelik savaş hazırlığı içinde olmadıklarını” söyledi ve iddiaları manipülasyon olarak niteledi.
Netanyahu Moskova gezisinde, “İran nükleer silah üretirse; Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır da onu izler” demişti.
Benim düşüncem eğer böyle bir savaş çıkarsa 2.dünya savaşı gibi ağır geçecektir. Çünkü İran diğer ülkelere benzemez bir ırak ya da Afganistan gibi değildir. Elinde nükleer bombası olan ve arkasında sağlam ülkelerin olduğu bir bloktur. İsrail savaşı çıkartırsa arkasında İngiltere ve Amerika’yı arkasına alır. İran ise Rusya ve Çin’den destek görür. Bu yüzden çok ağır ve büyük bir savaş olur. Türkiye’de bu savaştan muhakkak etkilenecektir. Yine pozisyonu açısından kritik bir yerde duruyor. Eh muhtemel İsrail tarafında olacağından kaybetmesi durumunda Türkiye’ye faturası çok ağır yansıyacaktır. İran’ı sadece istikrarı ve azmini beğenirim. Ama gerek yönetim gerek rejim açısından kesinlikle hoş görü ile karşılamam. İsrail ise zaten bir oyunun ürünü amacı Müslüman toplumları parçalamaktır. Oradaki konumu sayesinde etrafındaki ülkeler dost hane bir birleşme sağlayamıyorlar. Bu durum da tabi direk ABD’nin işine gelmektedir. Bu sayede orta doğuda güçlü bir devlet dayanışması oluşmayacaktır. İsrail’in savaşı kazanması peki ne değiştirir diye bakarsak bu sefer yine Türkiye bu savaştan zararlı çıkacaktır. Hedef zaten bellidir. Afganistan, ırak, İran derken sıralamada Türkiye’nin adı da olması muhtemel değildir. İsrail İran’ı yenerek aldığı güç ile ilerde farklı sorunların çıkması kaçınılmaz olur.Son olarak bu savaş çıkarsa Türkiye çok kötü etkilenecektir.
Charles Robert Darwin (12 Şubat 1809 – 19 Nisan 1882), İngiliz doğa tarihçisi.İnsan dahil tüm canlı türlerinin doğal seçilim yoluyla bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürmüş ve o günün şartlarına göre bu teoriyi destekleyen pek çok kanıt sunmuştur.Darwin’in fikirleri ile oluşturulan evrim teorisi bugün biyoloji biliminin temelini oluşturmaktadır.Darwin’fikirleri dinciliğin egemen olduğu bütün ülkelerde büyük görültüler koparmıştır. Artı Osmanlı İmparatorluğu’nda yasaklanmıştır! Darwin doğa biliminde Devrim yapmıştır. Tıpkı Karl Markx’ın sosyal bilimlerde yaptığı gibi.
Cambridgede öğretim görevlisi olan Joseph S. Henslowla tanıştı. Darwin, Henslowun sayesinde Güney Amerika kıyılarına yapılan keşif gezisine katılma imkanı buldu.Darwin, bu bağlamda 27 Aralıkta başlayacak ve 5 yıl sürecek bir deniz yolculuğuna çıktı. Charles Darwin, yolculuk dönüşü zooloji ve jeoloji konusundaki incelemelerini ve yolculuk günlüğünü yayınladı.
Daha sonra o meşhur Darwin’nin eseri TÜRLERİN KÖKENİ’ni yayınladı.Ve bütün tepkilere yol açan bu eseri günümüzdede halen tartışılmaktadır.
Feodal düzenenin hüküm sürdüğü yıllarda yavaş yavaş gelip siyasi ve iktisadi gücü ele geçiren Burjuvalılardan bahsedicem ,aydınlanmanın ilk meyveleri sayılırlar daha önceleri yunan aydınlanması görülmüştür ama başkenti sadece Atina ile sınırlı kalmıştır 18.yüzyıl aydınlanması ise tüm avrupa yayılmıştır.
Aydınlanma çağı ile yeni bir dünya görüşü yeni bir felsefe iktisadi ve sosyal doktrini beraberinde getirmiştir.İlk akımlar İngiltere’de başlamış sonra Fransa’ya geçerek burda çok radikal nitelikler kazanmıştır.Almanya’da ise her iki ülkenin fikirlerini alıp sosyal ve politik özelliklerini kendilerine has bir şekilde düzenlemiştir.Aydınlanma bu ülkelerde farklı fikirleri geliştirmiştir mesela İngiltere’de daha çok deneyci bir yol çizmiş,Fransa akılcı ,Almanya ise mistik akılda ön plana çıkmıştır.
Aydınlanma felsefesi burjuvalarılara has bir özelliklik değildir eski düzene karşı olan herkez (asiler – rahipler) amaç herkezin mutluluğunu hedeflemiş görünen ilkelerdir.HÜrriyet,İlerleme ve insan değeri gibi kavramlar herkezi kapsamaktadır.Bu ilkeler burjuva felsefesinin temelleridir.