Siyaset Kategorisi

Siyasal Reklamcılık Nedir?

İktidarın yeniden üretiminde ideolojik bir araç olarak siyasal reklamcılık

“İletişim ilişkileri, taraflar arasındaki bilgilendirme alanını değiştirdikleri için iktidar etkileri yaratırlar”M.Foucault (2005: 71)

ÖZET

Her  devirde  iktidarın  özne  ile  kurduğu  iletişim  şekli,  onun gücünün  meşruiyetini  ve  devamlılığını  sağlamaya  yarayan  bir  özellik taşımaktadır.  Kitleleri  ikna ya  dayalı  bu  iletişim  şekli  öncelikle propaganda  olarak  adlandırılırken,  kitle  iletişim  araçları  ve uygulamalarının  giderek  yaygınlık  kazanmasıyla  birlikte  siyasal reklamcılığa  dönüşmüştür.  Siyasal  reklamcılık  bir  ikna  stratejisi olarak  hem  propagandanın  tarihsel  deneyiminden  faydalanmakta  hem  de reklamın  tüketiciler  nezdinde  elde  ettiği  başarıları  ve  yöntemleri kullanmaktadır.  Siyasal  reklamcılık  günümüzde  özellikle  de  seçim dönemlerinde   giderek   yaygınlaşırken,   siyasi   çıkar   odaklarının uygulamalarının haklılaştırılmasında ve meşrulaştırılmasında ideolojik bir  araç  olarak  kullanılmaktadır.  Bu  çalışma,  yaygın  yaklaşımların aksine  siyasal  reklamcılığa  eleştirel  bir  bakış  açısıyla  bakmayı amaçlamaktadır. Metin, siyasal reklamların ideolojik bir araç olduğu ve  bu  ideolojik  araçsallığı  sebebiyle  iktidarın  yeniden  üretiminde etkin rol aldığı savına dayanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Siyasal Reklamcılık, Propaganda,  İktidar, İdeoloji, Yeniden Üretim

Yunanistan Adalarını Satıcak mı?

Adalarını satmak aslında çok güzel bir haber bu bizi her seferinde küçük gören Yunanistan şimdi kendi küçük düştü. Almanya borcunu topraklarını satarak öde diyor. Bir ülkenin düşebileceği en kötü durumdur. Çaresizlik borç batağında kalan Yunanistan bakalım ilerleyen günler nasıl bir yöntem uygulayacak. Okuduğum diğer bir haberde emekli maaşları da belli bir zamana kadar kesilmişti. Bu gidişle ülkede çöküş kapıda durmaktadır. Ada haberlerinin devamı şöyle;

Almanya’da iktidardaki bulunan Hıristiyan Demokrat Birlik partisi ile koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti’nin bazı üyeleri, Yunanistan’a borçlarını ödeyebilmesi için şok bir öneride bulundu.

Almanya’da iktidarda bulunan Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisi ile koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti’nin (FDP) bazı üyeleri, Yunanistan’a borçlarını ödeyebilmesi için “adalarını satmasını” önerdi.

İran Devrimi Videolu Gösterim.

İnsan izledikçe vay halimize dememek elde değil ya böyle olursak bizde bir gün? Eh malum şuan ki zihniyet, siyaset politika bu yönde geçenlerde tanık oldum. Fatura yatıracaktım. Adamın biri girdi içeri burası resmi yer mi diye sordu? Sonra 35 tane kuran kursu açtık para topluyoruz dedi. Hiç biri resmi değil. Neyse içerden fatura ödeme merkezinin sahibi çıktı. Cevap şok direk sizden bir gün önce başka biri geldi. Oda yurt açmış ona para verdik dedi. Bir an dedim bitmiş memleket artık. Gerici zihniyet çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Gözünüzü açın! İran eskiden krallıkla yönetilirli çok değil 1975 yılı öncesi medeniyetler ülkesi denilecek kadar lüks ve çağdaş bir yerdi. Şimdi mangoların ülkesi haline geldi. Videoyu izleyin göreceksiniz zaten farkın nasıl olduğunu.

Dünya’yı Yöneten Gizli Güçler

Merak eden arkadaşlara kaçınılmaz bir fırsat uzun uzun doküman da aradığınızı bulabilirsiniz. Dünya’yı gerçekten bu örgütler mi yönetiyor yoksa bir uydurma mı? Bu konuyu çok araştırdım. Fakat adı üstünde gizli bir örgüt olduklarından bu kaynakların ne denli gerçekleri yansıttığını bilmek zordur. Ama yinede okumanızı tavsiye ederim. Neler oluyor dünya da okuyun görün. Macera, adrenalin bu tarz şeyler arıyorsanız size tavsiyem film yerine dünyayı izleyin. Gerçekten görülmesi gereken enteresan birçok olaylar var. Okudukça araştırdıkça tüyleriniz diken diken oluyor. Vay be diyorsunuz neler dönüyormuş dünyada gerçekten diyip kara kara düşünüyorsunuz. Dünyayı yöneten gizli güçleri başlıklı birkaç kitap okudum. Alttaki konuyla örtüşmekte hepsi aynı kapıya çıktığı için bu bilgiyi paylaştım sizde faydalanın fazla bilgi göz çıkarmaz. Hele ki bu tarz bilgiler sizin gözünüzü daha da açacaktır. Dünya ya farklı bir açıdan bakacaksınız birden çünkü farkı düşünmeye başlayacaksınız. Neyse uzun tutmadan sizi yazıyla baş başa bırakıyorum. Kaynakları altta verdim. Boş bir yazı olmadığını bilin baya bir araştırma yapılmış. Yazan kişi kendi düşüncesine göre hareket etmemiştir.

Genel durum

Yeni Dünya Düzeni’nin dünyayı yeniden paylaşmada Türkiye’nin başına 21. yüzyılda inanılmaz çoraplar örülmek istenmekte ve Türkiye adım adım Sevr koşullarına sürüklenmektedir. Oynanmakta olan bu satranç oyununda Türkiye’de dev bir operasyon yapılmış ve “Şah” köşeye sıkıştırılmıştır (Manisalı 2002a ve 2002b). Mat olup olmaması bundan sonra Türk Genelkurmayı’nın atacağı adımlara bağlıdır. ABD tarafından planlanan bu operasyon, AB ülkelerinin de yardımıyla şimdilik başarıyla yürütülerek hedeflenen ekonomik kriz ülkede başarıyla yaratıldıktan sonra, tüm piyonlar rollerini başarıyla oynamışlar ve 79 yıl önce Hilafeti kaldıran Türk devletinin tepesine Hilafetçi artığı ve ABD kuklası bir parti usta bir manevra ile -umutsuzluk içindeki halk kandırılarak- geçirilmiştir.

Tüm hükümet üyelerinin ve bakanlarının Nakşibendî veya Fethullahcı bağlantıları Aydınlık dergisinde yayımlandığı halde sadece bir iki bakandan tekzip gelmiştir. Hükümet üyelerinin büyük çoğunluğu ünlü Abant Toplantılarını düzenleyen Fethullahçı örgütlenmenin odağındaki Birlik Vakfı’nın üyesidir. Bir zamanlar “demokrasi Tramvayı”na gerekirse binebileceğini ya da ereğine ulaşmak amacıyla papaz giysisi bile giyebileceğini söyleyen, camilerin kubbelerini miğfer olarak takacak, minareleri de mızrak olarak kullanacak Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadronun yönetiminde Türkiye’yi ileride daha vahim sorunların beklediği açıktır.

Başbakan Erdoğan’ın Mal Varlığı Nedir?

Bugün ntvmsnbc haberlerinde gördüm. Hiç şaşırmadığım mal varlığına açıkçası hala uyuyan ülkemiz ne zaman uyanacak merakla bekliyorum. Aslın da bu medyaya yansıtılan kısmı kim bilir daha neleri vardır… Şimdi uzun uzun geçmişini yazmak vardı ama hiç vaktim yok şu vakit, o yüzden uzatmayacağım. Haberin tamamı şöyle;

Başbakan Erdoğan, bugün itibarıyla malvarlığını açıkladı. 50 bin TL değerinde arsa sahibi olan Erdoğan’ın bankada 2,3 milyon TL’si bulunuyor. Erdoğan’ın 500 bin lira da alacağı var.

ANKARA – Başbakanlık Basın Merkezi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1 Mart itibariyle malvarlığını açıkladı.

Buna göre, Başbakan Erdoğan’ın, 40 bin TL değerinde Arnavutköy-Bolluca Köyü 376 metrekare arsa, 10 bin TL değerinde Güneysu-Dumankaya Köyü’nde 2 bin metrekare arsa taşınmaz malvarlıkları arasında yer aldı.

Erdoğan’ın, banka hesaplarında ise 2.366.109,95 TL’si (Şirket hisselerinin satış geliri, emekli ikramiyesi, emekli maaşı ve milletvekili maaşlarının toplamı) bulunuyor.

Başbakan Erdoğan’ın ayrıca 500.000 TL alacağı olduğu bildirildi.

‘GEMİ VAR, GEMİCİK VAR’
Daha önce muhalefin oğlunun aldığı gemi nedeniyle eleştirdiği Erdoğan, olayın büyütüldüğünü belirterek “Gemi var, gemicik var” demişti.

ntvmsnbc haber

İsrail İran’a saldırmak için bahane mi arıyor?

Okuduğum bir haberde İsrail yaz aylarında İran’a saldırmak için bahaneler aradığı ortaya çıktı. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İsrail’in, bahar ya da yaz aylarında ülkesine saldırmayı planladığını iddia ediyor.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında, “Böyle bir saldırıya vereceğimiz karşılık ve bölge ülkelerinin tepkisi İsrail’i bitirecek” ifadesini kullandı.
Ahmedinejad’ın iddialarına Moskova ziyareti sırasında yanıt veren İsrail Başbakan Benyamin Netanyahu ise, İran’a yönelik savaş hazırlığı içinde olmadıklarını” söyledi ve iddiaları manipülasyon olarak niteledi.
Netanyahu Moskova gezisinde, “İran nükleer silah üretirse; Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır da onu izler” demişti.

Benim düşüncem eğer böyle bir savaş çıkarsa 2.dünya savaşı gibi ağır geçecektir. Çünkü İran diğer ülkelere benzemez bir ırak ya da Afganistan gibi değildir. Elinde nükleer bombası olan ve arkasında sağlam ülkelerin olduğu bir bloktur. İsrail savaşı çıkartırsa arkasında İngiltere ve Amerika’yı arkasına alır. İran ise Rusya ve Çin’den destek görür. Bu yüzden çok ağır ve büyük bir savaş olur. Türkiye’de bu savaştan muhakkak etkilenecektir. Yine pozisyonu açısından kritik bir yerde duruyor. Eh muhtemel İsrail tarafında olacağından kaybetmesi durumunda Türkiye’ye faturası çok ağır yansıyacaktır. İran’ı sadece istikrarı ve azmini beğenirim. Ama gerek yönetim gerek rejim açısından kesinlikle hoş görü ile karşılamam. İsrail ise zaten bir oyunun ürünü amacı Müslüman toplumları parçalamaktır. Oradaki konumu sayesinde etrafındaki ülkeler dost hane bir birleşme sağlayamıyorlar. Bu durum da tabi direk ABD’nin işine gelmektedir. Bu sayede orta doğuda güçlü bir devlet dayanışması oluşmayacaktır. İsrail’in savaşı kazanması peki ne değiştirir diye bakarsak bu sefer yine Türkiye bu savaştan zararlı çıkacaktır. Hedef zaten bellidir. Afganistan, ırak, İran derken sıralamada Türkiye’nin adı da olması muhtemel değildir. İsrail İran’ı yenerek aldığı güç ile ilerde farklı sorunların çıkması kaçınılmaz olur.Son olarak bu savaş çıkarsa Türkiye çok kötü etkilenecektir.

Persepolis “İran Devrimi”

iran devrim

Öncelikle devrim kelimesini iyi öğrenmek gereklidir. Her devrim iyi olacak diyemeyiz. Fikirler önemlidir. Cahil bir insan devrimin ne olduğunu anlayamaz. Okuma yazma bilmeyen bir toplumda  kötü ideolojilere sahip devrimlere inanması çok normaldir. İzlenmesini kesinlikle tavsiye ediyorum. İran’daki İslam devrimini anlaşılır bir şekilde dile getirmiş. İnsanların beynini nasıl yıkadıklarını halka nasıl davranıldığını izleyin ibret alın. Laik bir Cumhuriyet yoksa o ülke artık özgür değildir. İran halkının neler çektiğini izleyin. Diktatör bir rejimle daha nereye kadar böyle devam edecek. İnsanların kendi ülkesine nasıl yabancılaştığını ve nefret edebileceğini çok güzel gözler önüne sermişler.
Herkesin seyretmesi ardından da yorumlaması gereken bir animasyon film! Herkes dersler çıkartabilir umarım.

Yeni Servetimiz Toryum

toryum

Tartışmalar yeniden başladı. Türkiye’nin üzerindeki oynanan oyunların hepsinin nedeni o! İşte Türkiye’nin serveti;

Isparta’da düşen uçakla başlayan komplo teorileri devam ediyor. Habertürk’de yayınlanan ‘Haber Aniliz” adlı programda TSK’nın Türkiye’nin Toryum rezervleri için yıpratılmaya çalışıldığı iddiaları tartışıldı. Mahir Kaynak ve Mustafa Altıoklar’ın katıldığı programda, Isparta’da uçağının da Toryum nedeniyle düşürüldüğü iddia edildi.

Canlı yayında dünyanın yeni enerji politikalarına dikkat çeken Mahir Kaynak, Türkiye’nin bu anlamda çok büyük değerlere sahip olduğunu söyledi. Toryum’un Türkiye için çok önemli bir değer sahibi olduğunu söyleyen Mustafa Altıoklar ise Isparta uçağındaki hayatını kaybeden bilim adamlarının da Toryum üzerinde araştırma yaptığını bu nedenle kazanın iyi incelenmesi gerektiğini söyledi. Altıoklar, tesadüf eseri hayatını kaybeden ekipten bir kişinin o uçağa binmeyerek kurtulduğunu; ancak onunda Uludağ’da saldırıya uğradığını söyledi. Peki bu kadar tartışılan Toryum nedir? İşte ayrıntılar;

Özgürlük hangi yoldan geçiyor?

Özgürlük hangi yoldan geçiyor. İnsanoğlu, sonu bilinmeyen uçsuz bucaksız evrende kibirlilik, aç gözlülük yoksa özgürlük için mi, birbirimizi yiyip bitiriyor. Geniş düşündüğümüz zaman koskoca evrende özgürlük ufacık bir dünya da mı saklı ki sürekli bir iç savaş veriyoruz kendi türümüzle.

Bir karınca dahi olmayı başaramıyoruz. Karınca nedir ki bizde olmayan bilgiye onlar sahip? Karıncalar belki de dünya üzerinde en iyi sosyal yapıya sahip, toplum bilincini kavramış, birlikte yaşamayı, paylaşmayı, dayanışmayı bizlerden, insan ırkından daha iyi biliyorlar. Gözleri dahi olmayan bu ufacık hayvanlar, birlikte yaşayarak hayatta kalmasını, paylaşmanın ne kadar önemli olduğunu ve belki de en önemlisi aç gözlülüğün pençesinden sıyrılmış tek yolun birlikte hareket ederek yaşamanın daha özgür bir davranış olduğunu anlamışlar.

Kemalist Devrim’in olmazsa olmazı: Avrasyacılık

“EMPERYALİZM MAHVOLACAK” DEMİŞTİ

Atatürk, yalnız 1920’lerde değil, 1930’lu yıllarda da “Emperyalizm mahv ve nabut olacak” diyordu.

O “mahvolacak, yok olacak emperyalizm” kimdir? ABD’dir ve Avrupa’dır; yani Batı’dır. Natotürkçülerimiz, Atatürkçülüğü Batı’ya yönelmek, Batı uygarlığıyla bütünleşmek olarak tanımlarlar. Natotürkçülük, Batı emperyalizminin eseri olmaktır.

Kemalist Devrim ise, halkçı ve aydınlanmış bir toplum kurma eylemi idi. O çağdaş toplum hedefine ulaşmanın ilk şartı, emperyalizmden bağımsız olmaktı.

O nedenle Atatürk’ün “emperyalizm mahvolacak” öngörüsü, dünyanın gidişi hakkında bir saptamada bulunmanın ötesinde, Kemalist Devrim’in geleceğinin güvence altında olduğu anlamını da içeriyordu.

“GÜNEŞ NASIL YARIN DOĞU’DAN DOĞACAKSA”

Büyük Devrimci Önder, emperyalizm yıkılırken, yükselen gücü de saptamıştı. 1936 yılında, mazlum milletlerin emperyalizme karşı zaferini ve refaha ilerleyişini, “güneşin yarın doğudan doğması” gibi kesin görüyordu. 21. Yüzyıl dünyasında, güneş doğudan doğmaktadır.

 Page 1 of 2  1  2 »
Webmasterim.Com site ekle Piyy Directory Oly Directory bleaz.com Link1 Web Directory LINK ADD URL Seo Friendly Web Directory Free directory open for all! - AllCatalog.info