Kültür Sanat Kategorisi

Müze Nedir? Türkiye’de Müzecilik

Müze Nedir?

Kültürel ya da tarihsel değeri olan nesnelerin toplanarak sergilendiği yerlere müze adı verilir. Müzeler, toplumların bilim ve sanat ürünleri ile yer altı ve yer üstü zenginliklerini sergilemek amacıyla oluşturulmuş kurumlardır. Yüzyıllar boyunca toprak altında saklı kalmış tarihî eserlerin gün ışığına çıkarılarak sergilenmesi, toplumu oluşturan bireylerin geçmişi daha iyi tanımalarına olanak sağlar.
Ayrıca müzeler, toplumu aydınlatmak amacıyla insan soyunun gelişimi, doğa olaylarının oluşumu ve teknolojinin geçirdiği değişim gibi konularda araştırmalar yapan bilimsel merkezlerdir.

Müzelerin Amacı?

Müzeler, tarihin eski dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü hem de geleceği aydınlatmak amacını taşıyan kurumlardır.
Müzelerde bulunan nesnelerin anlam ve önemi müze içinde ve dışında yazılı ve sözlü olarak, ayrıca rehber eşliğinde yapılan gezilerle açıklanır. Böylece, ziyaretçilerin müzede yer alan eserler hakkında ayrıntılı bilgi edinmeleri sağlanır. Sergiledikleri geçmişe ait eserlerle, ülkelerin ulusal değerlerinin oluşmasına önemli katkılarda bulunan müzeler, aynı zamanda etkin katılım ve kalıcı öğrenmeyi sağlayan eğitim kurumlarıdır.

Müze Çeşitleri Nelerdir?

Hicri Takvim Nasıl Hesaplanır?

Hicrî Takvim, Peygamber Hz. Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve Ay’ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan takvim sistemi. Hicri Takvim; Hicri Şemsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır.

Hz. Muhammed (S.A.V ) ve beraberindekiler, Safer ayının 27. günü Ebubekir ile birlikte Medine’ye hicret etmek üzere Mekke’den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası’nda kalmış, 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine’ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel / 20 Eylül 622 Pazartesi günü Kuba köyüne gelmiş, burada Kuba Mescidi’ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine’ye doğru hareket etmişlerdir.

Hz. Ömer zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu yıl Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Kameri takvimin ilk ayı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem’in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicri Kameri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Uygulamada Hicri Takvim olarak bu bilinmektedir. İslam ülkelerinde kullanılan Hicri takvim Hz. Muhammed (S.A.V )’in M.S. 622′de Mekke’den Medine’ye hicretiyle başlar.

Anna Karenina Özeti

Prenses Stepan Arkadyeviç, Oblonski (Kibarlar dünyasında Stiva derlerdi ona) kalktığında karısıyla değil de çalışma odasında uyuyordu. Neden yatak odasında değil de buradaydı. Yatak odasına gittiğinde bir mektup buldu. Doli bunu okumuş kaskatı yüzle Stepan Arkadyeviç’e bakıyordu.

Oda uşağı elinde bir mektupla içeri girdi. Stepan mektubu okuduğunda Anna Ardedyevna’nın yani kız kardeşinin yarın buruya geleceği yazıyordu. Uşak sevindi. Anna’nın bu karı ve kocayı barıştırmak için geleceğini biliyordu. Stepan Arkadyevra’ın odada bulunan mektup Doli’nin eline geçmişti. Doli’nin çocukların dadılarıyla bir şeyler çevirdiğini anlamıştı. Stepan Arkadyeviç karısıyla küstüler. Ama Anna’nın geleceğini ona nasıl söyleyecekti. Stepan Arkadyeviç Doli’ye gelerek çekingeç bir sesle: “Doli Anna bugün geliyor dedi.” Doli, bunu soğukkanlılıkla karşıladı.

Stepan Arkadyeviç bazı yetenekleri sayesinde iyi bir eğitim görmüştü, ama işe sap olamamıştı. Anna’nın kocası Alaksay Alaksandroviç sayesinde bir memur olmuştu. Stepan Arkadyeviç çalışma odasına girdiğinde Levin’in odada olduğunu gördü. Levin Stepan Arkadyevi’in en iyi arkadaşı ve Kiti’yi yani Doli’nin kardeşini seven biriydi. Levin Kiti’ye sahip olmak için geldi.

Cemal Süreya Kimdir ? Biyografisi

Cemal Süreya, Türk şair. Asıl adı Cemalettin Seber’dir. Cemal Süreya 1931′de Erzincan’da doğdu.(“1931 yılında Erzincan’da doğdum. Bir doğum günüm yoktur benim”-Güngör Demiray’a mektup,Cemal Süreya Arşivi,Mektuplar Dosyası) 1938′de Dersim İsyanı sonrasında ailesi Bilecik’e sürgün edildi. 9 ocak 1990 tarihinde İstanbul’da ölmüştür.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi maliye ve iktisat bölümü’nü bitirmiştir.Maliye Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik, darphane müdürlüğü, Kültür Bakanlığı’nda kültür yayınları danışma kurulu üyeliği, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği ve 25 yılı aşkın Türk Dil Kurumu üyeliği görevlerinde bulunmuştur.

Salam Olmak İsteyen Domuz

Yazar : Julian Baggini

Bu kitaptan herkes bir şey öğrenebilir.Tam 100 soru var.Burda önemli olan soruların cevapları nedir ? İşte kitabı cazip kılan tarafı burası soruları size söyler fakat cevaplarını kendiniz bulucaksınız.Sizi kendinizle baş başa bırakıcak yani doğru cevap yok sadece bilgi var.Popüler felsefe çok okuduğum bir alan değil ama bu kitap hoşuma gitti henüz bitirmedim.Hergün birer sorunun analizini yapabilirsiniz.Ben uyumadan önce bir tane okuyorum sonra yatakta beyin fırtınası :) .

Arka Kapak :

Filozoflar, kendilerinden daha mutlu insanlara öğüt vermekle zamanlarını harcarlar, deseler de, siz aldırmayın ve popüler felsefenin en yetenekli, en parlak isimlerinden Julian Baggini’ye kulak verin! Gündelik yaşamın içinde sık sık karşılaştığınız felsefenin en eğlenceli, en kışkırtıcı, en düşündürücü sorularını/konularını ele alan Baggini okuru müthiş bir zihinsel maceraya sürüklüyor. Kitabın adının da ima ettiği üzere, bir domuz, kendisinin salam yapılıp, insanlar tarafından yenilmesini istese bile, onu yemeye hakkımız olup olmadığı ve bunun gibi daha 99 soruyu/konuyu ele alan Baggini doğru veya yanlış diye yanıtlar vermiyor; ama bunun yerine her okurun kendi özel yanıtını, görüşünü geliştirmesi için gereken yolları, düşünce ve sorgulama yöntemlerini ortaya koyuyor. Sadece çok bilinen Zeno paradoksu veya Platon’un mağarasıyla uğraşmıyor; örneğin ıssız bir ormanda devrilen ağacın ses çıkarıp çıkarmadığını veya sanal seksin eşler arasında sadakatsizlik olup olmadığını da tartışıyor; her şeyi bilen, gören, her şeye gücü yeten bir Tanrı olup olamayacağını veya bir kişinin beyninin çıkarılıp başka bir vücuda nakledilmesi durumunda hâlâ o kişinin yaşayıp yaşamadığını da sorguluyor. Sadece felsefeyle ilgili olanlara değil her yaştan ve her kesimden okura seslenen harika bir kitap…

Sultan Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi

Yazar :Levan Panos Dabağyan

Açıklama

Sultan II. Abdülhamid ve Ermeni meselesi Türkiye’nin gündeminden hiçbir zaman düşmeyen iki konu. Birçok insan için bir Ermeni’nin “cennet mekân Sultan Ab’dül Hamid Han” demesi mümkün değildir, ama bunu söyleyen bir Ermeni çıktı. Levon Panos Dabağyan, Türkiye’de yaşayan Ermeni cemaati içinde oldukça önemli yerlere gelmiş bir insan. Genç yaşta gazeteciliğe başlayan ve çeşitli gazetelerde muhabirlik ve köşe yazarlığı yapan Dabağyan, bir dönem de Ermeni Patriği’nin basın sözcülüğünü yürütmüş. “Türkiye Ermenileri’nin Tarihi” isimli kitabın da yazarı olan Dabağyan’ın son çalışması ise Ermeni Meselesi’nin başlangıcında yer alan Sultan II. Abdülhamid ve onun döneminde Ermeniler’in yaptıklarına ilişkin. “Sultan Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi” isimli kitabında, bildik tavırlardan uzak olan yazar, diasporada yaşayan Ermeniler’in propagandasını yaptıkları fikirleri de savunmuyor.

Şu Çılgın Türkler

Yazar :Turgut Özakman

Okurken duygulandığım aynı zamanda gururlandığım tek kitaptır.Bu vatanın nasıl kazanıldığını gösteren bu eseri kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

Dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı…

Turgut Özakman’ın elli küsur yıldır süregelen çabasının ürünü.

Milli Mücadelemizin, bir serüven romanı gibi rahat okunan ve şimdiye kadar yazılmamış ayrıntılı, çok yönlü öyküsü.

Gurur ve ibret verici gerçeklerin, gerçek belgelere dayalı olgu ve olayların, insani içine çeken, şaşırtan, heyecanlandıran, ağlatan, gönendiren anlatısı.

Tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan.

Uygarlık Tarihi

Server Tanilli

Açıklama:

Bu kitap, 1972-1975 yıllarında yazıldı. Amacı da, liselerden üniversite ya da yüksekokullara gelen öğrencilerin “kültür açığını gidermekti. Gerçekten, böyle bir sorun vardı. Liseler, gençlere -hemen hemen- hiçbir şey vermiyordu. Tarih, felsefe, sosyoloji, edebiyat ve sanat gibi kültürün temel konularında, öğrencilerin kafalarına yalan yanlış, abuk sabuk, ipe sapa gelmez birtakım şeyler tıkıştırılıyordu. Ne gerçekçi ve bilimsel bir yaklaşım, ne de bir bütün olarak kucaklayış kültürü. Bir bölük pörçüklük, bir derme çatmalık, bir keşmekeş kısacası. Başta gençlere seslense de , temel kültüre meraklı herkesin öğreneceği var bu kitaptan. Okuyun göreceksiniz…

ÖNSÖZ :

Gustave Courbet Kimdir ? “Kısa Notlar”

Elli yaşındayım ve her zaman özgür yaşamak istedim. Hayatımı özgürlük içinde tamamlamama izin verin. Ölürken hakkımda “Hiç bir okula, kiliseye, enstitüye, akademiye ait değildi. Özgürlük rejimi haricinde hiçbir rejime ait olmadı.” denmesine izin verin.

“1819-1877″ arasında yaşamış realizm’in kurucularından fransız ressam.1871 paris komünü sırasında bütün sanat müzelerinin başına getirilirdi ve kentin sanat koleksiyonlarını çetelerden korudu.Bu sanatçı  köylü ve işçi sınıfnı çok gerçekçi çalışmıştır.En önemli özelliği ise işçileri eski elbiseleri içinde çizmiştir yorgun bıkkın hallerini ve ifadelerini çok iyi ifade etmiştir.1873′te İsviçre’ye kaçtı ve ölene kadar orada çizmeye devam etti.Sanatçının ünlü eserleri ise şunlardır.

Romantizm Nedir ? “Kısa Notlar”

Romantizim hakkında kısa bir açıklama yapacağım , nasıl nerden doğduğunu ne ifade ettiğini ufak notlarımla sizlere açıklayacağım.

Romantizm ilk olarak 18 .yüz yılda görülmeye başlamıştır.Ernst Fisher romantizmi “kapitalist-burjuva düzenine”,”yitrilmiş düşler”düzenine ,iş hayatı v e kazancın bayalığına karşı bir ayaklanma ,tutkulu çelişmeli bir ayaklanma olarak tanımlıyor. Klasizme bir tepki olarak ortaya çıkmıştır.Romantizm, klasizmin düzenlilik, uyumluluk, dengelilik, akılcılık ve idealleştirme gibi özelliklerine bir başkaldırı niteliğindedir.İlk akımlar Almanya ‘da “Sturn und Drang” (fırtına ve atılış) adlı tiyatro eseriyle ortaya çıkmıştır.Romantizmin ilk örnekleri Almanya’da gelmekle birlikte ,bu oyunda en büyük esin kaynağı Shakespeare”den başkası değildir.

 Page 1 of 2  1  2 »
Webmasterim.Com site ekle Piyy Directory Oly Directory bleaz.com Link1 Web Directory LINK ADD URL Seo Friendly Web Directory Free directory open for all! - AllCatalog.info