
Mars’I merak mı ediyorsunuz? O zaman buyurun;
Mars güneşe yakınlık bakımından dördüncü gezegendir ortalama güneş mars uzaklığı 227,4 milyon kilometredir. Gökyüzünde kırmızı renkte görünür ve kendisine ait bir atmosferi vardır.
Büyüklük olarak yaklaşık dünyanın yarısı kadardır (yarıçapı 3200 km). Gündüz ekvator sıcaklığı 10 C° civarlarına ulaşır, fakat atmosferi bu sıcaklığı tutabilmesi için yeterli olmadığından, geceleri sıcaklığı -75 C° ‘ye kadar düşer. Kutuplarındaki sıcaklık ise -120 C° kadardır. Marstaki atmosfer basıncı altında bu sıcaklık CO2 ‘nin donma sıcaklığı olduğundan kutuplarda CO2 buzları bulunmaktadır.
Mars günü dünya gününden yalnızca yarım saat daha fazladır fakat dünyaya göre güneşe daha uzak olduğu için bir yılı 687 gündür. Marsı atmosferinde dünyadakine benzer olarak H, O, CO ve CO2 belirlendiği halde dünyada bol olarak bulunan Ni bulunmamaktadır. 1877 yılında marsın iki uydusu bulunmuştur. Bunlar ancak çok iyi teleskoplarla gözlenebilen Phobos ve Deimos tur.
devamını oku…
admin Uzay gezegenler, güneş sistemi, hayat var mı, mars, nasıl, nasıl gidilir

Uzay boşluğunda saatte 17.700 km hızıyla hareket eden X şekline benzeyen nesne bilim adamlarını şaşırttı.
Hubble teleskopu tarafından görüntülenen nesnenin, iki atomun çarpışması sonrası oluşan kalıntı olduğunu düşünüyorlar. Nesnenin 65 yıl önce dinozorları öldüren meteor taşları ile aynı sınıfta olduğunu düşünüyor. Eğer teori doğruysa bu insanoğlu tarafından görünen ilk asteroit çarpışması olacak. Bilim adamları tarafından P/2010A2 takma adı verildi nesneye.
Kaliforniya Üniversitesi’nden David Jewitt, “Bu, iki göktaşının çarpışmasına dair yakaladığımız ilk görüntüler olabilir” diyor. X şeklindeki bu esrarengiz obje, geçtiğimiz hafta Hubble Teleskopu tarafından Mars ve Jüpiter arasında görüntülendi.
NASA’nın Uçuş Merkezinden astrofizikçi Dr. Robert Nemiroff P/2010 A2 isimli nesnenin daha önce görülenlere benzemediğini belirtiyor. “İlk bakışta, kuyruklu yıldızın bir parçası gibi görünüyor, ama çekirdeğinin kuyruk kısmından ayrılmış gibi görünmesi ona farklı bir boyut kazandırıyor.”
Bilim adamları, bu konu üzerindeki çalışmaların dünyaya çarpma ihtimali olan olası bir göktaşının nasıl yok edileceği konusunda yardımcı olabileceğini söylüyor.
Kimi teorisyenlere göre bu obje sadece bir gaz bulutu olduğunu iddia ediyor.
admin Uzay bilim adamı, esrarengiz, gök taşı, iki atomun çarpışması, meteor, nasa, şaşkın, Uzay, x nesne

Roket motorları
1) Kimyasal Yakıtlı Roketler
a) Katı Yakıtlı Roket Motorları
b) Sıvı Yakıtlı Roket Motroları
2) Elektrikli Roket Motorları
a) Elektrotermal Motorlar
b) Elektrostatik Motorlar (İyon Motorları)
c) Elektromanyetik Motorlar (Plazma Motorları)
3) Güneş Işınımlı İtme Motorları
4) Nükleer Motorlar
KİMYASAL YAKITLI MOTORLAR
Katı ve sıvı yakıt kullanan motorlara kimyasal motorlar denir. Genellikle taşıyıcı olarak kullanılan dev yapılı roketlerin motorları bu şekildedir. Ancak uydu üzerine monte edilmiş sıvı yakıt kullanan küçük motorlar uydunun döndürülmesinde ve yörünge değişiminde kullanılırlar. Boyut olarak küçüktürler. Yakıt olarak uydunun içinde bulunan yakıtı kullanırlar. Yakıt bitincede uydu yörünge kaymasından dolayı atmosfere girerek yanar.
devamını oku…
admin Uzay çalışır, Elektrikli, Elektromanyetik, Elektrostatik, Elektrotermal, güneş, Işınımlı, İtme, iyon, Katı, Kimyasal, Motorları, nasıl, nükleer, Plazma, Roket, roket motorları, sıvı, Uzay

Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya’nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasının adıdır.
Patlama 10-15 bin tonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, bir kuyrukluyıldız parçasının ya da meteorun Yer’e çarpması olduğu sanılmaktadır. Cismin atmosfere yaklaşık 100.000 km/h hızla girdiği ve ağırlığının 100.000 ile 1.000.000 ton arasında olduğu varsayılmaktadır.
devamını oku…
admin Uzay atmosfer, gökyüzü, kuyruklu yıldız, Leonid Alekseyeviç, meteor, nasıl, Neden, niçin, patlama, rus, Sibirya, Tunguska olayı, Uzay

Astrobiyoloji ya da egzobiyoloji, disiplinler-arası bir bilim olup, özellikle evrende yaşamın ortaya çıkmasını ve evrimini sağlayan jeokimyasal ve biyokimyasal etken ve süreçleri konu alır; bir başka deyişle, evrende biyolojik kökenin, evrimin, dağılımın ve canlıların geleceğinin incelenmesidir.
Bu bilimsel disiplinler-arası alan, kısaca, Güneş Sistemi’miz içinde ve dışında kalan “yaşanabilir gezegen”lerdeki yaşanabilir ortamların araştırılmasını, abiyogenez (prebiyotik kimya) kanıtlarının araştırılmasını, Mars’ta ve Güneş Sistemi’mizde yaşamı, Dünya’daki yaşamın evriminin kökenleri ve erken dönemleri üzerine laboratuvar çalışmalarını ve alan araştırmalarını ve yaşam potansiyelinin Dünya ve uzaydaki zorluklara uyarlanması çalışmalarını kapsar.
devamını oku…
admin Uzay Araştırma, Astrobiyoloji, bilim, biyokimyasal, Biyoloji, canlılar, egzobiyoloji, evren, güneş sistemi, hücre, jeokimyasal, türler, Uzay, uzaylılar, yaşam