Bilim Teknoloji Kategorisi

Bilgisayardaki Adult İçerikleri Bu Bulacak!

İlginç bir icat daha USB: Porno-silin ne işe yarar bu alet derseniz ebeveynlerin adult içerikli dosyalara ulaşmasını engelliyor. Yani usb’yi takınca içindeki özel yazılım bilgisayarı bir güzel tarıyor. Ve sonra içinde adult içerik olan her şeyi siliyor. Aslında biraz bilgisayar bilgisi olan bu tür tuzaklara yakalanmaz. Dosyalarınızı. rar yapıp sonra birde şifrelerseniz. Kralı gelse kolay silemez. Neyse haberin devamı şöyle gidiyor;

Pornografiye erişmek özellikle internetin sağladığı imkanlar sayesinde oldukça kolaylaştı. Bu bazıları için güzel bir durum olsa da, özellikle ebeveynler, kıskanç eşler ve işverenler için durum çok farklı. Fakat tahmin edeceğiniz gibi bilgisayardan biraz anlayan birisi sabit diskteki dosyaları kolaylıkla saklayabilir. Neyse ki buna da çözüm bulundu…

Cep Telefonunda Faturalar Tarih Olucak!

Cep telefonu faturaları tarih olacak. Evet, Skype yeni bir uygulama çıkarmış. Nokia ile yaptığı ortaklıkla skype programını Nokia telefonlara yükleye bilecek. Bu sayede skype üyesi olan tüm kullanıcılarla ücretsiz ve sınırsız doyasıya konuşabilecektir. Haberin devamı şöyle;

Deutsche Welle

Finlandiyalı cep telefonu üreticisi Nokia ile internet şirketi Skype’ın duyurdukları yeni ortaklık, cep telefonlarında ücretsiz ve sınırsız görüşme dönemini başlattı. Mobil dünyada benzer hizmetlerin gelişmesi bekleniyor

Atom Bombası Nasıl Ortaya Çıktı?

Çekirdek Dönüşümünden Atom Bombasına

Atom bombası kullanılmak zorunda mıydı? Szilard, 1945′ta Avrupa savaşı kazınılınca bombanın kullanılacağını anlamıştı. O,bombanın Japonların da katılacağı uluslararası bir seyirci kitlesi önünde denenmesini istiyordu; böylece Japonlar bombanın gücünü anlayacak, kimse ölmeden teslim olacaklardı. İlk atom bombası 6 Ağustos 1945 günü sabah saat 8.15′ta Japonya’nın Hiroşima kentine atıldı. Bir gün biri Szilard’ın yanında, bilim adamlarının buluşlarının tahrip amacıyla kullanılmasının bir trajedi(ağlatı, facia) olduğundan söz etti. Szilard bu sözü şöyle yanıtladı: “Bu yalnızca bilim adamları için değil, bir insanlık trajedisidir”

Atom çekirdeği önce, Nazi Almanya’sın da bölündüğü halde Almanlar bombayı niçin ABD’den önce yapamadı? Einstein, atom bombasının yapılmasını neden istedi? Altın Tavuslar adı takılan bilimciler kimlerdi? Oppenheimer ne yaptı? Feynman, patlama anında neler yaptı?

1911 yılı, bilim tarihinin ilginç yıllarından biriydi. Bu tarih, Marie Sklodowska Curie (1867-1934). Fransız Bilimler Akademisi’ne üyelik başvurusunun reddedildiği yıldır. Bu yıl, Belçika’da toplanan uluslararası Solvay Fizikçiler Konferansı’nda radyoaktiflik birimine Curie’lerin adının verildiği yıldır. Yine bu yıl, yanda fotoğrafını gördüğünüz Ernest Rutherford’un(1871-1937) atom çekirdeğini keşfettiği yıldır. Rutherford, ayrıca 1919 yılında, simyacıların ünlü düşünü gerçeğe dönüştürdü: Havada molekül yüzdesi olarak en bol olan azotu alfa ışınlarıyla bombardıman ederek onun oksijene dönüştüğünü gördü. Simyacılar, her şeyi altına çevirecek filozof taşını hiç bulamadılar; ama bir elementin insan elinde başka bir elemente dönüştürülmesi bir düşün gerçek olmasıydı. Bir element, başka bir elemente dönüşebiliyordu. İnsanoğlunun eli artık atom çekirdeğine gidiyordu. İlk yapay nükleer tepkime, çekirdeğe ilk müdahale. Atom çekirdeği, pozitif yüklüydü; nötral bir atomda elektron sayısı ile proton sayısının, yani birim negatif yüklü parçacık sayısı ile birim pozitif yükteki parçacık sayısının eşit olacağı açıktı. Çekirdekte pozitif yükten başka ne var acaba? Bu sorunun yanıtını Rutherford’ un öğrencisi James Chadwick(1891-1974) verdi: 1932 yılıydı. Alfa ışınlarıyla berilyum çekirdeklerini bombardıman edince yüksüz bir radyasyonun oluştuğunu açıkladı ve buna nötron dedi. Böylece atomun üç temel parçacığı bulunmuştu: elektron, proton ve nötron. Alfa, kendisi de bir çekirdek (helyum atomunun çekirdeği) olduğu halde, atom çekirdeğine giden yolu aydınlatıyordu.

Matematik’in Tarihçesi

Matematik insanlık tarihinin en eski bilimlerinden biridir. Çok eskiden, Matematik sayıların ve şekillerin ilmi olarak tanımlanırdı. Matematik de, diğer bilim dalları gibi, geçen zaman içinde büyük bir gelişme gösterdi; artık onu bir kaç cümle ile tanımlamak mümkün değildir. Şimdi söyleyeceklerim, matematiği tanımlamaktan çok, onun çeşitli yönlerini vurgulayan sözler olacaktır. Matematik bir yönüyle, resim ve müzik gibi bir sanattır. Matematikçilerin büyük çoğunluğu onu bir sanat olarak icra ederler. Bu açıdan bakınca, yapılan bir işin, geliştirilen bir teorinin, matematik dışında şu ya da bu işe yaraması onları pek ilgilendirmez. Onlar için önemli olan, yapılan işin derinliği, kullanılan yöntemlerin yeniliği, estetik değeri ve matematiğin kendi içinde bir işe yaramasıdır. Matematik, başka bir yönüyle, bir dildir. Eğer bilimin gayesi evreni; evrende olan her şeyi anlamak, onlara hükmetmek ve yönlendirmek ise, bunun için tabiatın kitabını okuyabilmemiz gerekir. Tabiatın kitabı ise, Galile’nin çok atıf alan sözleri ile, matematik dilinde yazılmıştır; onun harfleri geometrinin şekilleridir. Bunları anlamak ve yorumlayabilmek için matematik dilini bilmemiz gerekir. Matematik, başka bir yönüyle de satranç gibi entelektüel bir oyundur.

Mars Gezegeni Hakkında

Mars’I merak mı ediyorsunuz? O zaman buyurun;

Mars güneşe yakınlık bakımından dördüncü gezegendir ortalama güneş mars uzaklığı 227,4 milyon kilometredir. Gökyüzünde kırmızı renkte görünür ve kendisine ait bir atmosferi vardır.

Büyüklük olarak yaklaşık dünyanın yarısı kadardır (yarıçapı 3200 km). Gündüz ekvator sıcaklığı 10 C° civarlarına ulaşır, fakat atmosferi bu sıcaklığı tutabilmesi için yeterli olmadığından, geceleri sıcaklığı -75 C° ‘ye kadar düşer. Kutuplarındaki sıcaklık ise -120 C° kadardır. Marstaki atmosfer basıncı altında bu sıcaklık CO2 ‘nin donma sıcaklığı olduğundan kutuplarda CO2 buzları bulunmaktadır.

Mars günü dünya gününden yalnızca yarım saat daha fazladır fakat dünyaya göre güneşe daha uzak olduğu için bir yılı 687 gündür. Marsı atmosferinde dünyadakine benzer olarak H, O, CO ve CO2 belirlendiği halde dünyada bol olarak bulunan Ni bulunmamaktadır. 1877 yılında marsın iki uydusu bulunmuştur. Bunlar ancak çok iyi teleskoplarla gözlenebilen Phobos ve Deimos tur.

İbni Sina Kimdir? Biyografi

Ebu Ali El-Hüseyin ibn Abdullah İbn Sina İS. 980′de Buhara yakınındaki Afşana’da doğmuştur. Genç Bu Ali ilköğrenimi Buhara’da almış ve on yaşında Kuran ve çeşitli bilimleri okuma konusunda çok biligili olmuştur. Felsefe okumaya Yunanca, Müslüman ve bu konudaki diğer kitapları okuyarak başladı ve zamanın ünlü filozofu Ebu Abdullah Natili’den mantık ve bazı diğer konuları öğrendi. Ünü daha genç iken, tıp alanında uzaklara kadar yayılan bir uzmanlık derecesine ulaştı. 17 yaşında, Buhara kralı, Nuh İbn Mansur’u bütün ünlü hekimlerin ümidini kestiği bir hastalıktan iyileştirmede şanslı idi. Bu tedavisi üzerine, Kral onu ödüllendirmek istedi, fakat genç hekim sadece eşsiz bir şekilde istiflenmiş kütüphanesini kullanmak için izin istedi.

İlk Cep Telefonu

Dünya’daki ilk cep telefonu markası bakın neymiş. Türkiye’ye ilk cep telefonu ne zaman geldi? Hepsi burda buyurun;

Dünya’ da ilk piyasaya sürülen cep telefonu bakınca, ne kadar geliştiğimizin farkına varabiliyoruz. Resimdeki telefon Motorola DynaTAC 8000X. Ölçüleri 13 x 1.75 x 3,5″. Bu tuğla büyülülüğündeki telefona 1983 yılında sahip olmak isteseydiniz 3.995 $’ ı gözden çıkarmanız gerekecekti, şimdi ise bu telefona çok komik bir rakama ulaşmak mümkün.
Türkiye de ise ilk cep telefonu görüşmesi 23 Şubat 1994 tarihinde dönemin başbakanı Tansu Çiller’in cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i araması ile gerçekleşmiştir.

Ali Kuşçu Hayatı Biyografisi

Ali Kuçu hakkında merak ettikleriniz hepsi burada, Ali Kuşçu’nun hayatı;

Ali Kuşçu

15. yüzyıl Türk-İslâm âleminin en önemli astronomi ve matematik âlimlerinden olan Ali Kuşçu bugün Özbekistan sınırları içerisinde bulunan Semerkand’da doğdu. Daha küçük yaşlardan itibaren matematik ve astronomi alanında devrin büyük âlimlerinden dersler almaya başladı. Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman şehrine gitti. Semerkand ve Kirman’da yoğun bir eğitim alan Ali Kuşçu, eğitimini tamamladıktan sonra devrin büyük âlimlerinden Uluğ Bey’in himayesine girdi. Uluğ Bey, çok değer verdiği bu öğrencisini genç yaşına rağmen rasathanesine müdür yaptı. Ali Kuşçu da genç yaşta rasathanenin müdürü olmasına vesile olan hocasının kendisine layık gördüğü bu görevi en iyi şekilde yerine getirebilmek için gece gündüz çalışarak önemli bilimsel araştırmalarda bulundu, eserler verdi.

FATİH SULTAN MEHMET’LE BULUŞMASI

Hocası Uluğ Bey’in en verimli çağında ölümü onu çok üzmüştü. Her zaman kendisine destek olan, can dostu Uluğ Bey’in bir ihanet sonucu öldürülmesi onda derin yaralar açmıştı. Bu olaydan kısa bir süre sonra ailesini de yanına alarak Tebriz’e gitmeye karar verdi. Tebriz’de onu Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan karşıladı ve ona büyük itibar gösterdi. Uzun Hasan, ondan Fatih Sultan Mehmet’in huzuruna kendi elçisi olarak gitmesini ve aralarını bulmasını istedi. Uzun Hasan, Fatih Sultan Mehmet’in âlimlere ne kadar değer verdiğini biliyordu. Bunun üzerine Ali Kuşçu, kendisine bunca itibar eden Uzun Hasan’ın isteği üzerine yol hazırlıklarını tamamladı ve bu uzun yolculuğa çıktı. Yorucu bir yolculuğun sonunda Osmanlı’nın payitahtı İstanbul’a ulaştı. Huzura kabul edildiği zaman Osmanlı hükümdarından beklemediği kadar iltifat gördü. Çünkü kendisinden önce, eserlerinin ünü İstanbul’a kadar ulaşmıştı. Uluğ Bey Rasathanesi’ndeki çalışmalarından, Semerkand’a aylarca uzak mesafede bulunan İstanbul’daki hükümdarın haberi vardı. Fatih Sultan Mehmet kendisinden, İstanbul’da kalarak İstanbul medreselerinde dersler vermesini ve öğrenciler yetiştirmesini istedi. Bu nazik daveti emir telakki eden Ali Kuşçu, Fatih’in bu isteğini kabul etti, ardından da kendisinin ne kadar ahlâklı, sözünün eri olduğunu şu sözleriyle ispatladı: “Hünkârım izin verirlerse önce Tebriz’e döneyim. Çünkü burada bulunmamın asıl sebebi Akkoyunlu hükümdarının elçisi olmaktır. Elçiye zeval yoktur. Hünkârımın lütufkâr davetini kabul etmeden önce vazifemi iyi bir sonuca ulaştırdığımı beni gönderen, bana güvenmiş olan insana bildirmem gerektir…” Bu sözler Fatih’in de aklına yatmıştı. Ali Kuşçu’ya güveni bir kat daha artan Fatih, onun Tebriz’e geri dönmek üzere gitmesine izin verdi.

F1 Tuşuna Dikkat!



Xp kullanıcıları dikkat edin yeni bir açık bulunmuş internet Explorer da! Zararlı siteye giren kişilerin karşısına pop up aracılığıyla F1 tuşuna basılmasını sağlıyor ve zararlı yazılım bilgisayarınıza direk giriyor. Haberin devamı şöyle;

Internet Explorer kullananlar dikkat: Sadece F1 tuşuna basmanız bakın başınıza ne işler açabilir…

Microsoft yetkilileri Windows XP kurulu bilgisayarlar üzerinde Internet Explorer’da bir açık ihbarını değerlendiriyor.

Secunia güvenlik firması tarafından bütün güncellemeleri yapılmış Windows XP Service Pack 3 üzerinde, Internet Explorer 7′yi vuran bir açık keşfedildi.

Bu açık saldırgana zararlı kodlarla bezenmiş bir internet sayfası üzerinden, kullanıcının bilgisayarına müdahale etme imkanı tanıyor. Kullanıcıların karşısına pop-up çıkartan saldırganlar, F1′e basılmasını sağlayarak kullanıcıları kandırıyor. Zararlı kod, kullanıcı kanıp açılan pencerede yazığı gibi F1′e basarsa aktive edilebiliyor.

İncelemeler sürse de Microsoft’un ilk araştırmasına göre VBScript ve Windows yardım dosyalarının kullanıldığını tespit etmiş. Kısacası bir internet sayfası karşınıza açılan bir pencere çıkartır ve F1′e basmanızı isterse, basmayın.

Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Kontörlü hat kullananlara iyi haber!

Başıma sık gelen bir olay kontörlü hat kullananlar bilir her 3 ayda bir 100 kontör yüklemek zorundasınız. Eğer yüklemezseniz hattınız kapatılıyor. Yani telefonunuz da 1000 kontör dahi olsa her 3 ayda bir kontör yüklemek zorunluydu artık yeni gelen uygulama ile kurallar değişti. Kontör yüklemedikleri için hattı kapatılan ve hattındaki mevcut kontörleri silinen aboneyi sevindirecek gelişme şöyle:
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu`nun aldığı yeni karar kontörlü hat kullanıcılarını sevindirecek.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) aldığı yeni kararla, 90 gün içinde kontör yüklenmediği için hattı kapatılan abonelerin hattının tekrar açılmasına, hattı kapatıldığı için kullanamadığı kontörlerin parasının da işletmeciler tarafından iade edilmesini kararlaştırdı.

Buna göre aboneler kullanmadıkları kontörlerin paralarını birkaç seçenekle geri alabilecek. Bunun için, öncelikle operatörlere geri ödeme için başvuruda bulunacak.

Başvuru tarihinden bir ay sonra para, abonenin tercihine göre ister banka hesap numarasına isterse de kredi kartlarına geri ödenecek.

Abonenin parasını geri alabileceği diğer bir seçeneği daha var. Bu da, sözleşme yapma yetkisine sahip bayi ya da abone merkezleri, parayı elden ödeyebilecek.

BTK`nın aldığı kararda, numarasını taşıyan aboneler de geri ödemeden yararlanacak. Eski işletmeci, kullanılmayan kontörlerin parasını yeni işletmeciye, yeni işletmeci de abonesinin hesabına aktaracak.

BTK, geri ödeme çalışmalarının tamamlanması için cep telefonu işletmecilerine 1 Nisan`a kadar süre verdi. Bu süre içinde operatörler hazırlıklarını tamamlayarak, ödeme işlemlerine başlayacak.

BTK`nın bu kararı almasında kontörlü cep telefonu kullanıcılarının mağdur oldukları gerekçesiyle yoğun şikâyetleri etkili oldu.

Şikâyetler daha çok, hattı kapatılan abonelerin kullanılmayan kontör şikayetleri üzerine yoğunlaştı. Çünkü 100 kontör olan bir abone, üç ay içinde bu kontörleri bitirmek zorunda.

Bitiremezse hattı kapatılıyor. Abone ilk ay 500 kontör bile alsa, 3 ay içinde en az 100 kontör daha yükleme yapmak mecburiyetinde kalıyordu.

BTK, operatörlerin bu yöndeki uygulamalarına düzenleme getiriyor. Önce, yükleme yapmadığı için hattı kapatılan abonelerin hattın açılması için 100 kontör yerine 5 TL’lik kontör yüklemesi yeterli olacak. 5 TL`lik kontör yükleyen abonenin hattı yeniden açılacak.

 Page 1 of 4  1  2  3  4 »
sosyal imleme Webmasterim.Com site ekle sosyal imleme Piyy Directory sosyal imleme Oly Directory bleaz.com Link1 Web Directory LINK ADD URL Seo Friendly Web Directory Free directory open for all! - AllCatalog.info